Haberler

HTC

Lider PDA telefon üreticisi HTC de web sitesi ve kullanım kılavuzlarının Türkçeye çevirisi için Semantik Tercüme...

Dünyanın önde gelen tahrikli deniz eğlence motorları üreticilerinden Mercury Marine de ürünlerinin teknik ve kullanıcı...

Blog

Mükemmel bir çeviri ancak, hedef dile çevrilecek metnin alanına, konusuna ve terminolojisine hakim bir çevirmen tarafından...

Neden Türkiye’deki tercüme büroları fiyatlandırma için 1.000 karakterlik bir metin sayfasını baz alıyorlar? Oysa tüm...

Diğer blog yazıları...

Doğru Bildiğini Söyleme Gerçeği Anlat

26 Eylül 2012 Çarşamba

amerikan yargısı yeminiTelevizyon ve sinemalarda içinde mahkeme sahnesi olan çok sayıda Amerikan filmini Türkçe altyazılı veya Türkçe dublajlı olarak izlemişizdir. Bu filmlerdeki sanık ve tanıklar “doğruyu söyleyeceğim” diye yemin eder.
 
Amerikan yargısındaki yemin bu değildir. Tercüme hatasının sebebi, mesleki yetersizlik değildir. Hepsinin benden iyi İngilizce bildiği kesindir. Sebep, çevirmenlerin yemini Amerikan değil, Türk “zihniyetiyle” anlamalarıdır. Bir başka açıklama da şu olabilir. Çevirmenler aslında ne yaptıkları biliyordur. Ancak onlar seyircinin “zihniyetine” uysun diye Amerikan yeminini, Türk kültürüne adapte etmişlerdir.


YEMİNİN İNGİLİZCESİ VE TÜRKÇESİ

Amerikan yemini üç bileşenden oluşur:

1. THE TRUTH.
Türkçesi “gerçek”. Truth’un Türkçesi, “doğru” değildir. Nesnel bağlamda “doğru”nun İngilizcesi “true” dur. Sınavlardaki Doğru-Yanlış (True-False) seçeneklerinde olduğu gibi. “Doğru”nun öznel bağlamda karşılığı ise “right”, zıttı “wrong” tur. Amaçla tutarlı demektir. “Doğru” değer hükmü içerir. Hâlbuki hükmü yargı verecektir.

2. THE WHOLE TRUTH.
Türkçesi “gerçeğin tamamı”

3. AND NOTHING BUT THE TRUTH.
Türkçesi “yalnızca gerçeği”.
Amerikan yeminindeki “tell” fiili, söylemek değil, anlatmaktır. Yeminin Türkçesi şöyle olabilir. “Gerçeği, yalnızca gerçeği ve gerçeğin tamamını anlatacağıma yemin ederim”.

GERÇEĞİN TAMAMAMINI SÖYLEMEYEREK YALANCILIK YAPMAK
Yeminin metninden anlaşılacağı üzere “yalan” iki biçimde söylenebilir. Birinci gerçek olmayan bir şeyi gerçekmiş diye anlatmak; ikincisi gerçeğin bir kısmını anlatmamak yani “pasif yalancılık” yapmaktır. Orta Doğu kültüründe (bu kültürün temeli İslam’dır) gerçeğin bir kısmını anlatmamak yalancılık sayılmaz. Çünkü ortada “söylenmiş” gerçek dışı bir şey yoktur. Kişi “yalan söylemedim dese, başı ağrımaz”. Yani günah işlemiş olmaz.

HEM YALANCI, HEM DE VİCDANI RAHAT OLMAK
Dünyanın her yerinde insanlar çıkar sağlamak veya beladan kaçınmak için yalan söyler. Ancak bu “her millet aynı derecede yalancıdır” demek değildir. Mesela bir süre ülkelerinde yaşadığım Amerikalılar, bize göre çok az yalan söyler. Gelişmiş toplumların hemen hepsinde bu böyledir. Bir toplumun “yalancılık derecesi” ile “gelişmişlik düzeyi” arasında kesin bir ilgileşim vardır. Toplumlar yalancılıktan uzaklaştıkça o ülkede “güven ortamı” oluşur. Ticari hayat canlanır. İşlem maliyeti düşer, refah artar.

Son Söz: Yalan, eksik anlatma şeklinde söylense de baş ağrıtmalıdır.

Ege CANSEN
Kaynak: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=21554687


Ege CANSEN
26.09.2012
 

anahtar sözcükler
 amerikan yemini,tercüme hatası,amerikan filmi,mahkeme sahnesi,yalan